"Ben büyüyünce veteriner olacağım."
"Ben büyüyünce istediğim her şeyi yapacağım; özellikle de ailemin izin vermediklerini."
"Ben büyüyünce bir sürü köpek alacağım, bir sürü! Çiftliğim olacak, hepsini çok seveceğim!"
"Ben büyüyünce mühendis olacağım. Çokça param, güzel bir arkadaş çevrem olacak."
"Ben büyüyünce... Bir saniye, okulun bitmesine daha var değil mi? Heh, tamam."
"Ben büyüyünce... Bir bahçem olsun. Domates, biberimi toplayayım. Bir de fırçam olsun, bol bol resim yapayım."
"Ben büyüyünce... Ben büyüyünce 9-6 mı çalışacağım?"
"Ben büyüyünce ruhuma ne olacak? Hani eğlencektim? Eğleneceğim... Değil mi?"
"Ben büyüyünce hayallerimi ne zaman gerçekleştirebileceğim? NE? 30 yıl sonra mı?!"
"Ben büyüyünce- ya büyümesek olmuyor mu?"
Olmuyor.
Hayallerin vardı ya hani. Ne bileyim, vardır yani muhakkak hayallerin. Sahi, hatırında mı hayallerin?
Ben büyüdüm. Sanırım hayallerim küçük kaldı. Planlar aldı başını gitti. Başlananlar yarım, başlanamayanlar içimde kaldı. Ben, sen, o, biz, şu derken; bak, zaman darda kaldı.
Anne babana anne baba olayım dedin. Yoruldun.
Güzel bir evim, düzenli bir hayatım olsun dedin. Yetişemedin.
Sağlığım, bari o yerinde olsun dedin. Düşünemedin.
Bir hobim olsun, deşarj olayım dedin. Üşendin.
Sen, sendin bir zamanlar. Düşünceleri yeşeren, ümitleri olan. Dertleri ellerindeki kirmişçesine, bir sabun, bir suya bakıveren. "Birey"din hani sen.
Şimdi nesin?
Ben büyüdüm. Ama içim tam bir hayal kırıklığı. İyisiyle, kötüsüyle, yanlışıyla ve doğrusuyla; bir şeyler hep eksik kaldı.
Bir şeyleri yanlış yaptım.
Olduramadım ve onlara hasret kaldım.